Bir bakışta
- Bilişsel davranışçı terapi, düşünceler, duygular, beden duyumları ve davranışlar arasındaki bağlantıya odaklanan yapılandırılmış bir terapidir.
- Çocuklarda kaygı bozuklukları, obsesif kompulsif bozukluk, travma sonrası stres, depresyon, tikler ve davranış sorunlarında etkinliği iyi bilinen yöntemlerden biridir.
- Küçük çocuklarla oyun, hikâye, çizim ve ödül tabloları kullanılarak uyarlanır.
- Ebeveynler terapinin önemli bir ortağıdır; çocuğun öğrendiklerini evde pekiştirir.
Çocuklara uyarlamak ne demek?
Yetişkinler için geliştirilen bilişsel davranışçı terapi, soyut düşünme ve kendini gözlemleme becerileri gerektirir. Küçük çocuklar ise henüz bu becerilere tam olarak sahip değildir. Bu nedenle çocuklarla yapılan terapide kavramlar somutlaştırılır:
- Düşünceler, çizgi film karakterlerinin başının üstündeki konuşma balonlarıyla gösterilir.
- Kaygı, çocuğun kendisinin adlandırdığı ve çizdiği bir kaygı canavarı olarak dışsallaştırılır.
- Duygular duygu termometresi ile ölçülür; çocuk sıfırdan ona kadar ne kadar korktuğunu gösterir.
- Yeni beceriler oyunlar ve canlandırmalarla prova edilir.
- İlerleme çıkartmalı ödül tablolarıyla görünür hâle getirilir.

Terapide kullanılan başlıca yöntemler
Duyguları tanımak
Pek çok küçük çocuk “iyi” ve “kötü” dışında duyguları adlandırmakta zorlanır. Terapinin ilk adımlarında çocuk, yüz ifadelerini içeren kartlar, hikâyeler ve oyunlar aracılığıyla korkuyu, öfkeyi, üzüntüyü, kıskançlığı ve utancı tanımayı öğrenir. Ardından bu duyguların bedeninde nasıl hissettirdiğini keşfeder: korktuğunda karnının düğümlenmesi, öfkelendiğinde yüzünün ısınması gibi. Randevu öncesinde Ankara çocuk psikiyatristi ana sayfasındaki uzman tanıtımlarını inceleyebilirsiniz.
Düşünce dedektifliği
Okul çağındaki çocuklarla “düşünce dedektifi” oyunu oynanır. Çocuk, korkutucu bir düşüncesi için ipuçları toplar: “Bu düşünce doğru mu? Daha önce böyle bir şey oldu mu? Arkadaşım aynı durumda olsa ona ne derdim?” Bu oyun, çocuğun düşüncelerinin her zaman gerçeği yansıtmadığını fark etmesine yardım eder.
Cesaret basamakları
Kaygı yaratan durumlara kademeli olarak yaklaşmak, çocukluk kaygılarının tedavisinde en etkili yöntemdir. Çocukla birlikte, en kolaydan en zora doğru sıralanmış bir “cesaret merdiveni” hazırlanır. Örneğin köpeklerden korkan bir çocuk için basamaklar şöyle olabilir:
- Köpek resimlerine bakmak
- Köpek videoları izlemek
- Uzaktan tasmalı bir köpeği izlemek
- Sakin bir köpeğin birkaç adım yakınında durmak
- Sahibinin yanında küçük, sakin bir köpeği sevmek
Her basamak çocuğun hazır olduğu hızda atılır ve başarı kutlanır.
Sakinleşme becerileri
Balon nefesi, kaplumbağa tekniği, kas sıkıp gevşetme oyunları ve güvenli yer hayali gibi yöntemlerle çocuk, yoğun duygular karşısında bedenini sakinleştirmeyi öğrenir.
Problem çözme
Bir arkadaşla yaşanan anlaşmazlık ya da zor bir ödev karşısında çocuk, sorunu tanımlamayı, farklı çözümler düşünmeyi, bunların sonuçlarını tartmayı ve birini denemeyi öğrenir.
Hangi durumlarda kullanılır?
- Kaygı bozuklukları ve ayrılık kaygısı
- Sosyal kaygı ve seçici konuşmazlık
- Obsesif kompulsif bozukluk
- Travma sonrası stres (travma odaklı BDT)
- Depresyon
- Tik bozuklukları (davranışsal müdahaleler)
- Öfke yönetimi, uyku sorunları, tırnak yeme ve saç çekme gibi tekrarlayan alışkanlıklar
Bir terapi süreci nasıl ilerler?
- Tanışma ve hedef belirleme: İlk görüşmelerde çocuk ve aile ile tanışılır, çocuğun yaşadığı güçlük anlaşılır ve somut hedefler belirlenir. “Okula ağlamadan gitmek” ya da “Kendi odasında uyumak” gibi.
- Beceri öğrenme: Çocuk, yaşına uygun oyunlarla duyguları tanıma, sakinleşme ve düşünceleri sınama becerilerini öğrenir.
- Uygulama: Öğrenilen beceriler, cesaret basamakları ve ev görevleriyle gerçek yaşamda denenir.
- Pekiştirme ve vedalaşma: Kazanılan beceriler pekiştirilir, olası zorluklar için bir plan yapılır ve görüşmeler seyrekleşerek sona erer.
Çocuklarda bilişsel davranışçı terapi genellikle haftalık görüşmelerle birkaç ay sürer. Süre, ele alınan duruma ve çocuğun ilerleme hızına göre değişir.
Ebeveynin rolü
Küçük çocuklarla yapılan terapide ebeveynler sürecin vazgeçilmez bir parçasıdır. Görüşmelerin bir bölümünde ebeveynler de bulunur ya da ayrı ebeveyn görüşmeleri yapılır. Ebeveynler:
- Çocuğun terapide öğrendiği becerileri evde hatırlatır ve birlikte pratik eder.
- Cesaret basamaklarında çocuğa eşlik eder ve onu destekler.
- Ödül tablolarını tutarlı biçimde uygular.
- Farkında olmadan kaygıyı besleyen alışkanlıkları, örneğin aşırı güvence vermeyi, değiştirir.
Bazı çok küçük çocuklarda terapi büyük ölçüde ebeveynler aracılığıyla yürütülür; ebeveynler çocuğun “koçu” olarak eğitilir. Bu konuda ebeveyn danışmanlığı sayfamızda bilgi bulabilirsiniz.
Ödül tabloları nasıl kullanılır?
Ödül tabloları, çocuğun cesaret adımlarını ve yeni becerilerini görünür kılar. Etkili bir ödül tablosu için:
- Hedefler küçük ve ulaşılabilir olmalıdır.
- Ödül, davranıştan hemen sonra verilmelidir.
- Ödüller çoğu zaman maddi olmak zorunda değildir: birlikte oyun, park gezisi, sevdiği bir yemeği seçmek gibi.
- Başarısız günlerde ceza verilmemeli, yalnızca ödül kazanılmamış olmalıdır.
- Tablo, çocuk yeni becerisini kazandıkça yavaş yavaş kaldırılmalıdır.
BDT ve ilaç tedavisi
Pek çok çocukta bilişsel davranışçı terapi tek başına yeterlidir. Belirtilerin çok yoğun olduğu ya da terapiye yeterli yanıt alınamadığı bazı durumlarda ilaç tedavisi terapiyle birlikte kullanılabilir.
Tipik bir görüşmede neler olur?
Çocuklarla yapılan bir bilişsel davranışçı terapi görüşmesi genellikle kısa bir sohbet ve geçen haftanın nasıl geçtiğine dair bir oyunla başlar. Ardından o günün konusu ele alınır: belki yeni bir sakinleşme yöntemi öğrenilir, belki cesaret merdiveninde bir sonraki basamak planlanır. Görüşmenin ortasında bir beceri, oyun ya da canlandırma yoluyla pratik edilir. Son bölümde ebeveyn de görüşmeye katılır; çocuk o gün öğrendiklerini anne ya da babasına kendisi anlatır ve hafta boyunca evde yapılacak küçük görev birlikte kararlaştırılır. Görüşmeler çoğu zaman çocuğun seçtiği kısa bir oyunla, keyifli bir biçimde kapanır.
Öfke ve davranış sorunlarında BDT
Öfkesini yönetmekte zorlanan çocuklarla yapılan çalışmalarda, öfkenin bedendeki ilk işaretlerini fark etmek, “dur, nefes al, düşün” adımlarını uygulamak ve öfkeyi zarar vermeden ifade etmenin yollarını bulmak hedeflenir. Çocuk, öfkesini bir trafik lambası gibi düşünmeyi öğrenebilir: Kırmızıda durmak, sarıda nefes alıp seçenekleri düşünmek, yeşilde en uygun çözümü denemek. Bu çalışmalar, ebeveynlerin evde tutarlı yanıtlar vermesiyle birlikte çok daha etkili olur.
Okul ve öğretmenlerle iş birliği
Çocuğun terapide öğrendiği becerilerin okulda da kullanılabilmesi için, ailenin izniyle öğretmenle kısa bir iletişim kurulabilir. Örneğin kaygılı bir çocuğun sınıfta kullanabileceği gizli bir “mola işareti” ya da öfkelendiğinde gidebileceği sakin bir köşe, öğretmenle birlikte planlanabilir. Okul ve ev aynı dili konuştuğunda çocuğun ilerlemesi hızlanır.
Sık sorulan sorular
Bilişsel davranışçı terapi, uyarlanmış biçimleriyle dört beş yaşından itibaren uygulanabilir. Daha küçük çocuklarda ise ebeveynler aracılığıyla yürütülen davranışsal yöntemler ön plandadır.
Çocuklarla yapılan terapide oyun, öğrenmenin aracıdır. Görünüşte basit olan oyunlar, belirli becerileri öğretmek için özenle seçilir. İlerlemeyi terapistle düzenli olarak konuşabilirsiniz.
Ev görevleri, terapide öğrenilenlerin günlük yaşama taşınması için çok önemlidir. Görevleri yapmakta zorlandığınız haftaları terapistle paylaşmak, görevlerin ailenize daha uygun hâle getirilmesini sağlar.
Kazanılan beceriler kalıcıdır; ancak stresli dönemlerde belirtiler kısa süreli olarak artabilir. Bu durumda öğrenilen becerilerin yeniden hatırlanması çoğu zaman yeterli olur; gerekirse birkaç destek görüşmesi planlanabilir.
Bu, çocuğun yaşına ve çalışılan konuya göre değişir. Küçük çocuklarda ebeveyn görüşmenin bir bölümüne katılır; okul çağındaki çocuklarda ise görüşmenin büyük kısmı çocukla yapılır, son dakikalarda ebeveynle birlikte değerlendirme yapılır.