İçeriğe atla
Ankara ÇocukPsikiyatristi Randevu Al
Tanı ve Tedaviler

Çocuklarda sosyal anksiyete

Doğum günü partisinde annesinin arkasına saklanan, sınıfta hiç parmak kaldırmayan ya da kreşte tek kelime konuşmayan bir çocuk “sadece utangaç” olmayabilir. Sosyal kaygı, erken fark edildiğinde çok iyi yanıt verir.

Bir bakışta

  • Sosyal anksiyete, başkalarının önünde mahcup olma, yargılanma ya da dikkat çekme korkusudur.
  • Çocuklarda yalnızca yetişkinlerle değil, yaşıtlarla olan ortamlarda da görülmelidir.
  • Seçici konuşmazlık, evde rahatça konuşan bir çocuğun belirli ortamlarda, çoğunlukla kreş ve okulda, hiç konuşmamasıdır ve sosyal kaygıyla yakından ilişkilidir.
  • Tedavide kademeli cesaret adımları, ebeveyn ve öğretmen iş birliği temel yer tutar.

Utangaçlık mı, sosyal kaygı mı?

Bazı çocuklar doğuştan daha çekingendir. Yeni bir ortamda önce bir süre izler, sonra yavaş yavaş katılırlar. Bu bir mizaç özelliğidir ve çoğu zaman sorun yaratmaz. Sosyal kaygıda ise çekingenlik zamanla azalmaz, aksine çocuğun yaşamını kısıtlar.

Utangaç çocukSosyal kaygısı olan çocuk
Yeni ortama bir süre sonra ısınırHaftalar geçse de ısınamaz
Tanıdığı arkadaşlarıyla rahattırTanıdık yaşıtlarının yanında bile gergindir
Zorlandığı durumlara katlanabilirSosyal durumlardan kaçmak için ağlar, karnı ağrır
Günlük yaşamı etkilenmezOkul, oyun ve aile etkinlikleri kısıtlanır
Çocuklarda sosyal anksiyete için çemberde sosyal beceri pratikleri yapan ergenler.

Çocuklarda sosyal kaygının görünümleri

  • Kreşte ya da okulda arkadaşlarıyla oynamak yerine kenarda durma
  • Sınıfta soru sormaktan, tahtaya kalkmaktan, sesli okumaktan kaçınma
  • Doğum günü partilerine, okul gösterilerine katılmak istememe
  • Telefonla konuşmayı ya da kasada bir şey sormayı reddetme
  • Yeni insanlarla tanışırken donup kalma, yere bakma, ebeveynin arkasına saklanma
  • Başkalarının önünde yemek yemekten kaçınma
  • Sosyal etkinliklerden önce karın ağrısı, bulantı ya da ağlama krizleri
  • Hata yapmaktan ve gülünç duruma düşmekten çok korkma

Küçük çocuklar bu korkuları sözcüklerle anlatamaz; ağlama, öfke nöbeti, donup kalma ya da ebeveyne yapışma ile gösterir.

Seçici konuşmazlık

Seçici konuşmazlık, çocuğun evde ailesiyle rahatça, hatta çok konuşmasına rağmen kreşte, okulda ya da tanımadığı kişilerin yanında hiç konuşmamasıdır. Bu bir inat ya da kasıtlı bir davranış değildir; çocuk konuşmak istese bile kaygı nedeniyle sesi adeta “donar”. Genellikle iki ile beş yaş arasında, çoğu zaman kreşe başlama döneminde fark edilir.

Seçici konuşmazlığı olan çocuklar bazen başını sallayarak, işaret ederek ya da fısıldayarak iletişim kurar. Bir ay boyunca, okulun ilk ayı dışında, belirli ortamlarda hiç konuşmama durumu sürüyorsa değerlendirme önerilir. Erken tedavi, sessizliğin bir alışkanlığa dönüşmesini önler.

Neden olur?

Sosyal kaygı, doğuştan çekingen bir mizaç, ailede kaygı öyküsü, aşırı koruyucu ya da eleştirel aile tutumları, alay edilme ya da dışlanma deneyimleri gibi etkenlerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkabilir. İki dilli ortamda büyüyen ya da yeni bir ülkeye taşınan çocuklarda seçici konuşmazlık riski biraz daha yüksektir.

Değerlendirme adım adım

  1. Ebeveyn görüşmesi: Çocuğun hangi ortamlarda, kimlerle rahat olduğu ve hangi durumlarda zorlandığı ayrıntılı olarak konuşulur.
  2. Öğretmen bilgisi: Kreş ya da okulda gözlenen davranışlar, değerlendirmenin önemli bir parçasıdır.
  3. Çocukla tanışma: Çocuk konuşmaya zorlanmadan, oyun yoluyla tanışılır. Seçici konuşmazlığı olan çocuklarda evde çekilmiş, çocuğun konuştuğu videolar çok değerlidir.
  4. Ayırıcı tanı: Dil ve konuşma bozuklukları, işitme sorunları ve otizm spektrum bozukluğu gibi durumlar ayırt edilir.
  5. Eşlik eden durumlar: Diğer kaygı bozuklukları ve depresyon değerlendirilir.

Tedavide neler yapılır?

Kademeli cesaret adımları

Tedavinin temeli, çocuğun zorlandığı sosyal durumlara küçük ve planlı adımlarla yaklaşmasıdır. Bu adımlar, çocuklar için bilişsel davranışçı terapi çerçevesinde, oyunlar ve ödül sistemleriyle desteklenerek uygulanır. Örneğin seçici konuşmazlığı olan bir çocuk için adımlar şöyle sıralanabilir:

  1. Okulda, sınıf boşken annesiyle konuşmak
  2. Öğretmen kapıdan bakarken annesiyle konuşmak
  3. Öğretmen odadayken annesi aracılığıyla bir oyun oynamak
  4. Öğretmene tek bir sözcük söylemek
  5. Öğretmenle kısa bir oyun sırasında konuşmak
  6. Bir arkadaşla sınıfta konuşmak

Her adım çocuğun hazır olduğu hızda atılır ve başarıları kutlanır.

Ebeveyn ve öğretmen iş birliği

Ebeveynlerin ve öğretmenlerin, çocuğun yerine konuşmayı, onu sosyal durumlardan kurtarmayı ya da konuşması için baskı yapmayı bırakması tedavinin önemli bir parçasıdır. Bunun yerine çocuğa yanıt vermesi için zaman tanımak, seçenekli sorular sormak ve her küçük adımı fark etmek önerilir. Bu konuda ebeveyn danışmanlığı görüşmeleri yol gösterici olur.

İlaç tedavisi

Kaygı çok yoğunsa ve terapiye yeterli yanıt alınamıyorsa, özellikle daha büyük çocuklarda ilaç tedavisi destekleyici olarak kullanılabilir.

Evde uygulayabileceğiniz yöntemler

  • Etiket koymayın: “O çok utangaç” gibi ifadeler, çocuğun kendini bu rolde görmesine yol açabilir.
  • Onun yerine konuşmayın: Biri çocuğunuza soru sorduğunda hemen yanıt vermek yerine birkaç saniye bekleyin.
  • Küçük sosyal fırsatlar yaratın: Evde tek bir arkadaşla oyun buluşmaları, kalabalık ortamlardan daha kolaydır.
  • Prova yapın: Yeni bir duruma girmeden önce evde oyunla canlandırmak, çocuğun kendini hazır hissetmesini sağlar.
  • Çabayı ödüllendirin: Sonuçtan bağımsız olarak denediği her cesaret adımını fark edin.
  • Konuşma baskısı yapmayın: “Hadi teyzeye merhaba de” ısrarı, kaygıyı artırır.

Kreş ve okul için öneriler

  • Çocuğa sınıfta konuşma zorunluluğu getirmeden katılım fırsatları sunmak: başını sallamak, kartla yanıt vermek, resim çizmek
  • Çocuğun rahat olduğu bir arkadaşla eşleştirmek
  • Sözlü sunumları önce küçük gruplara, sonra sınıfa yaygınlaştırmak
  • Çocuğun sessizliğine dikkat çekmemek ve sınıf arkadaşlarının bu konuda yorum yapmasını önlemek

Doğum günleri, bayramlar ve kalabalık aile toplantıları

Sosyal kaygısı olan çocuklar için kalabalık aile toplantıları ve doğum günü partileri özellikle zorlayıcıdır. Bu ortamlarda çocuğun hemen herkese merhaba demesi, şarkı söylemesi ya da gösteri yapması beklenir. Böyle durumlarda çocuğunuzu önceden hazırlamak, ortama biraz erken gidip kalabalık oluşmadan alışmasını sağlamak ve ona dinlenebileceği sessiz bir köşe göstermek çok işe yarar. Akrabaların “Bu çocuk neden konuşmuyor?” gibi yorumlarına karşı sakin ama net bir tutum almak da çocuğun kendini güvende hissetmesini sağlar.

Ekranlar ve sosyal kaygı

Sosyal kaygısı olan bazı çocuklar, yüz yüze ilişkilerin yarattığı kaygıdan kaçmak için ekranlara daha çok yönelebilir. Oyunlar ve videolar kısa vadede rahatlatıcı olsa da yüz yüze beceri kazanma fırsatlarını azaltır. Ekran süresini dengelemek ve çocuğun keyif aldığı, az kişili sosyal etkinlikler planlamak daha sağlıklıdır.

Sık sorulan sorular